Film, 1960'ların Oslo'sunda geçen bir büyüme (coming-of-age) hikayesidir.

The film is praised for its meticulous recreation of 1960s Oslo, utilizing a muted color palette and soft-focus cinematography to create a dreamlike, nostalgic aesthetic.

Genç Hermann'ın çocukluktan yetişkinliğe geçiş sancıları ile Rosa'nın geçmişe duyduğu özlem ve yalnızlığı, izleyicide derin bir empati uyandırır.